123 Röportajı!

Triphop Türkiye ekibi olarak ülkemizde trip hop, down tempo ve nu jazz tarzında albümler servis eden 123 grubu ile 22.08.2014 tarihinde İstanbul’da gerçekleştirdiğimiz röportajı dinleyin!

123 #interview 22.08.14 by Ahmetbalat on Mixcloud

-123’ün oluşması ve son şeklini alması nasıl gerçekleşti biraz bahseder misin ?

Berke: Biraz uzun olacak bu. 123 aslında 2004 yılında kuruldu. İlk albümümüz ‘’Aksel’’i 2009’da yapmış olmamıza rağmen aradaki o beş senede aslında epey konser de verdik. İlk kurulduğumuzda Burak Irmak, Feryin Kaya ve ben 3 kişiydik. 2009’da ‘’Aksel’’i çıkardığımızda aslında Dilara aramıza katılmıştı fakat albüm kayıtlarında yoktu. Dolayısıyla ilk ‘’Aksel’’ albümü 3 kişilik bir albüm olarak çıktı. Ondan sonra 123 hemen vokalli 4 kişilik haline geçmiş oldu. Bu 4 kişilik ekiple sırasıyla Aksel, Stereo Love sonra Arve sonra da Lara adında albümler kaydettik. Şimdi haziran ayında yeni çıkmış olan 5. Olan albüm Anja’yı ekipte bir değişiklikle yaptık. Gruptan Burak Irmak ayrılmış, yerine Seçil Kuran ve Arda Erboz gelmiş haliyle, grubun yeni 5 kişilik haliyle yaptık. Burak hatta bu albümün lansman konserinde son kez bizimle birlikte çaldı ama albüm kayıtlarında yok kendisi. Maalesef. Böyle grubun hikayesi.

1013879_10151963198957115_30653431318465761_n

 

-2004 yılında kuruldunuz fakat ilk albüm 2009 senesinde servis edildi. Albüm neden bu kadar gecikti?

Çünkü albüm yapmak niyetimiz değildi. 123’e ilk başladığımızda hiç durmayan ve 123 metronomda seyreden böyle Elektronik müzik, biraz böyle Nu-Jazz kafalarında bir şeyler çalıyorduk. Yani biraz dans edilsin, bir kulüp müziği olsun gibi bir düşüncemiz vardı. O zaman o kadar çok kaydettirmeyi gerektirmeyen, daha çok yerinde deneyimlenmesi gereken bir şeydi. Hepimizin hâlihazırda başka, o zaman daha ciddi bulduğumuz projelerimiz vardı. Bunlardan biri ‘’Dandanadan’’dı zaten. Yani o yüzden 123’ü biraz daha böyle arasıra kaçtığımız bir şey gibi kurgulamış, yani çok fazla albüm kaygısında olmayarak bu böyle devam eder diye düşünmüştük. Fakat ondan sonra her ne olduysa o dans gibi olan şarkılar yavaş yavaş yok oldular ve besteler yapmaya başladık. Derken ben bir hikaye yazdım. Aksel, Arve ve Anja’nın hikayesi. O zamanlar hâla daha yakın arkadaşımız olan Deniz Ceylan bize bu hikayeyi bir kitapla ve müziklerle birleştirmek ile ilgili bir ilham verdi. Onlar da ‘’Netame’’ diye biriş yapmışlardı aynı çerçevede. Deniz bize böyle bir ilham verince biraz işin şekli değişti. Biz ondan sonra bir külliyata girmiş bulduk kendimizi, işin içinden de çıkamadık.

En son haziran ayında Anja albümünü servis ettiniz. Dinleyicilerinizden gelen tepkiler nasıldı?

İnternetten gördüğüm kadarıyla Anja’yı herkes sevdi ve farklı buldu. Farklı olması da biraz planımızdı zaten. Hem grubun sesi değişti hem de bu sefer biraz daha Rockn Roll bir albüm var, yani gitarlı bir yöne gittiğimiz için de. Şaşırtıcı olarak, Dilara’nın bugüne kadar neredeyse hep İngilizce şarkılar yazdığını düşünürsek Anja ortalama anlamında 123’ün en çok Türkçe şarkıya sahip olan albümü olmuş oldu. Herkes memnun. Yani kötü bir eleştiri almadık ama kötü eleştiriler zaten pek gelmiyor, insanlar iyi olan şeyleri yazıyor daha çok. O yüzden bilmiyorum. Herkesin firki kendine. (Gülümseyerek)

-Aksel ve Arve albümlerini kitaplarıyla birlikte yayımladınız. Bu iki kitaptaki düğümler Anja’nın kitap versiyonunda çözülecek mi?

Aynen. Hem maddi hem de teknik bazı detaylar yüzünden Anja’yı önce CD olarak çıkartmak zorunda kaldık. Kitap versiyonunu bu kış bitmeden illaki çıkaracağız. Bunu çıkardığımızda zaten 3 kitabın birarada satıldığı bir kutu, bir boxset, Limited Edition gibi özel bir paket niyetimiz var. Gerçekten Anja özellikle kız tarafının bakış açısı olduğu için Aksel ve Arve hikayesindeki çok şeyi çözümlüyor. Yani ilk iki kitapta soru işareti olan hemen hemen her şeye cevap veriyor diyebilirim.

1979931_10151926252492115_8233898_o

-123 oluşumu Anja albümünden sonra dağılacak şeklinde söylentiler vardı sosyal medyada. Ben bunu çok yoğun oranda gördüm. Bu söylentilere karşı cevabınız nedir?

Öyle bir planımız yok. Hatta Aksel, Arve ve Anja albümlerinden sonra bu sefer isimleri ‘’B’’ harfiyle başlayan üç yeni karakter hikayeye katılıyor. O yüzden yeni bir üçleme ve aralarında başka albümler olacak. Açıkcası gücümüz yettiğince bunu yapmaya devam edeceğiz. Biz 123’ü Anja’yı çıkardıktan sonra bitireceğiz diye bir laf etmedik kimseye.

-Bu gayet sevindirici bir haber oldu. Peki yakın zamandaki projelerinizden biraz daha bahseder misiniz? Gerçi haziran ayında yeni albüm servis ettiniz ama yeni bir single olabilir, farklı projeler olabilir.

Yaz biraz sakin geçti. Hepimizin kendince yapmak istediği başka projeler, tatiller vardı. Şimdi eylül ile birlikte geri döneceğiz. 20 eylülde Ankara’da sonra da 21 eylülde Küçükçiftlik’teki ‘’Master Piece’’ organizasyonunda çalacağız. O yüzden eylülde web sitesini update edip gelecek konserleri duyururuz. Şimdi tam belli değil konser programı. Anja ya da Arve parçalarını daha büyük bir orkestraya aranje etmekle ilgili bir hayalimiz var. Daha önce yaptığımız senfoni konserlerine biraz benzeyen. Kalabalık bir grubun olduğu bir şey var aklımızda. Bu kış bitmeden bir tane daha bir remix albümü çıkabilir. Böyle iki parçalık download, free bir albüm yapmıştık yılbaşında. Onun bir devamı söz konusu. Ondan sonra da yani Anja’dan sonra gelecek sıradaki büyük albüm için çalışmalara başlayacağız elbette ama dediğim gibi bu yaz ve rehavet bittikten sonra.

-123 grubunu yerli ve yabancı hangi müzisyenler etkiliyor?

Çok isim var. Yerlilerden başlamamız gerekirse… Yani sadece etkilenmek değil aynı…

(Ben) Etkilenmek değil sevdiğiniz, hoşlandığınız, tarzını beğendiğiniz ya da desteklediğiniz gruplar da olabilir.

Aynı camia içinde bulunduğumuz ve yer yer ortak çalışmalar da yaptığımız çoğu arkadaşımız olan bir sürü güzel insan var. Hakan Koşan’ın müziğini çok severiz. ‘’Kütle’’ albümünü özellikle. Biraz eskimiş olsa da artık. Yasemin Mori, Korhan Futacı, Kara Orkestra hepsi yakın arkadaşlarımız, birlikte çaldığımız, müziklerini desteklediğimiz insanlar. Gevende… Çok fazla isim var. Saymakla bitmez şimdi belki burada.

 1617181_10151838963417115_723391915_o

-Peki haziran ayı başında Anja albümünü tanıtma amacıyla Prag’da sahne aldınız. Burada yaşadıklarınız anlatır mısınız?

Prag’da çok güzel bir festivalde çaldık. Tam bir şehir festivaliydi. Şehri bölen nehrin farklı taraflarında bir sürü sahne vardı. Havanın çok güzel olduğu bir hafta sonuna denk gelmiş, çok güzel bir sahnede çaldık. Çaldığımız saatte de inanılmaz bir kalabalık vardı. Kimse bizi bilmiyordu orada aslında. Ama insanlar çok fazla ilgi gösterdiler. Konserden sonra seyircilerin arasına karışıp, bir sürü insanla tanıştık. Prag biraz öyle küçük bir yer olduğu için değişikti tepkiler. Yani festival bittikten sonra biz otele doğru yürürken, sokaktaki bir sürü insan gelip bizi tebrik etti. Gerçekten küçük bir yer ve oranın ilgilisi, yerlisi evinden çıkıp festivale iniyor, festivali seyrediyor ve evine dönüyor. Öyle bir şehirde güzel bir ortamdaydık. Açıkcası çaldığımız son konserdi. Sonra bütün yaz çalmadık. Şimdi geri döneceğiz. Son konserin orada olması güzel bir anı olarak duruyor hâla. (Gülümseyerek)

 

-Önümüzdeki sene 123 grubu nerelerde sahne alacak? Yurtiçi olur, yurtdışı olur, Anadolu şehirleri olur.

Hiç bilmiyorum şu anda. Yani belirli büyük bir şey yok. Ama dediğim gibi web sitesinden anında duyuruyoruz.  Kışa dair asıl programımızı eylülden sonra yapmak için sözleştik. O yüzden çok net şeyler yok şimdi.

 

Triphop Türkiye Hakkında

Bir Cevap Yazın

Or

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Time limit is exhausted. Please reload CAPTCHA.